Vücudunuzun Efendisi Olun: Biohacking

Updated: Nov 6, 2020


Bilim ve teknolojinin hayatımızdaki yerleri yadsınamayacak ölçüde fazla. Bilimle birlikte, içinde yaşadığımız koca evren ve aynaya baktığımızda gördüğümüz küçük evrenin içinde olup bitenleri anlamlandırabiliyoruz. Teknolojinin hayatımıza iyice yerleşmesiyle pek çok ihtiyacımızı anında karşılayabiliyor, sorunlara alternatif çözüm yolları üretebiliyoruz. Bu gelişmeleri sağlayan da aslında hepimizin zaman geçtikçe artan istek ve ihtiyaçları. Teknoloji sayesinde birçok cihazı kontrol edebiliyor, onları istediğimiz şekilde yönetebiliyoruz. Peki ya size, bilim ve teknolojinin birleşmesiyle kendi vücudunuzu yönetebileceğinizi söyleseydim? İşte Biohacking, bu fikirden yola çıkıyor.



Biohacking nedir?

Bu kavram ilk olarak Silikon Vadisi yatırımcılarından olan Dave Asprey tarafından ortaya atıldı. "Hacking" sözcüğü ile çoğumuz aşinayızdır; kısaca, bir sisteme çeşitli yöntemler kullanarak giriş yapmak, onun yapısını ve içerdiği elementleri değiştirmek olarak tanımlayabiliriz bu sözcüğü. "Hacking" kavramını biyoloji ile birleştirerek de canlı organizmalara, en yakın örnek olarak kendi vücudumuza erişim sağlayabilir ve bazı mekanizmalarımızla oynayabiliriz.

Biohacking, insanın yaşamını ve bedenini kontrol altına almak için kendini değiştirebilme sanatı ve bilimi olarak tanımlanabilir. Birçok Biohacker, bu bilimin “yaşam tarzınız ve beslenme şeklinizde küçük değişiklikler yaparak hayat kalitenizi artırmak” üzerine kurulu olduğunu söylüyor.

Aslında Biohacking, insanlığın neredeyse tamamının ilgilendiği ve ihtiyaç duyduğu bir kavramdır. Hepimiz daha iyi hissetmek ve vücudumuzun ne kadar ileri gidebileceğini görmek isteriz. Bu konuda da Biohacking’den yardım almak vücudumuzu tanımamız ve onu maksimum kapasitesine yaklaştırmamızda bize yardımcı olabilir.

Biohacking, ihtiyaçlar doğrultusunda, tamamen kişisel olarak şekillendirilebiliyor. Her insanın vücudu farklı ve özel olduğundan maddelere aynı tepkileri veremeyebiliyor. Bu noktada kendi işleyişimizi iyice öğrenmeden hareket etmememiz daha sağlıklı görünüyor.


Biohacking Güvenli Midir?

Evet, birkaç Biohacking yöntemi güvenlidir. Örneğin, belirli takviyeler almak veya diyetinizde ufak değişiklikler yapmak gibi. RFID implantları gibi bazı vücut modifikasyonları bile bir tıp uzmanı gözetiminde güvenli olabilir.

Araştırmalarda güvenli ya da etik sayılmayan bazı Biohacking yöntemleri de vardır. Mesela, bilimsel alanlarda eğitim ve deneyime sahip kişilerin öncülüğünü yaptığı bir Biohacking türü olan DIY Biology ya da insan vücudunun her parçasının modifiye edilebileceğine inanan, insanları bir tür “cyborg” olarak gören kişiler tarafından ortaya atılan Grinder yöntemleri.

İnsanlar üzerinde deneyler yapmak, kendiniz üzerinde bile olsa, doğurabileceği beklenmedik ve kalıcı hasarlar yüzünden biyolojide büyük bir tabu olarak kabul edilir.

Brookings Enstitüsü'nün 2017 raporu, Biohacking’in bilimi ulaşılabilir kılmasının yanında birçok güvenlik endişesini de beraberinde getirdiğini vurguluyor. Gen değişimlerinin ve insanlar üzerinde çeşitli deneyler yapmanın doğuracağı sonuçları anlamamız çok önemlidir. Bu ise, geleneksel ve kontrollü deneyler sayesinde mümkün olacaktır. Ama biz, bugün daha küçük çaplı araştırmalara yönelerek kendimizi güvenli halkanın içinde tutacağız.



Evde Biohacking Yapalım!

Artık Biohacking’in ne olduğu hakkında yeterli fikriniz varsa, evde denemeye ne dersiniz? Sizin için kendi çapınızda, güvenli bir şekilde Biohacking yapabileceğiniz bazı yöntemleri derledik.


Kafein Tüketin

Kafein, alınan verimi artırması ile bilinir.

Henüz kafein kullanmıyorsanız, siyah kahve, yeşil çay veya bitter çikolata gibi kafeinli yiyecekler ile başlayın. Kafeininizi her gün aynı saatte alın ve sonraki süreçte nasıl hissettiğinizi gözlemleyin: Daha odaklanmış hissediyor musunuz? Daha mı endişeli? Yorgun? Size iyi hissettirecek, sağlıklı miktarı bulana kadar dozuyla oynayın.

Eğer kafeine karşı bir hassasiyetinizin olduğundan endişe ediyorsanız mutlaka doktorunuzla görüşün.


Eleme Diyeti’ni Deneyin

Eleme Diyeti, aldığınız besinlerden birini bir süreliğine menünüzden çıkarıp sonra yavaşça tekrar ekleyerek vücudunuzdaki değişimleri gözlemlemenizi sağlar.

Bu yöntem, bir besine karşı alerjisi olduğunu düşünenlerin sıkça başvurduğu bir yöntemdir.

Eleme Diyeti’nin iki önemli adımı vardır:

  • Bir ya da daha fazla besini diyetinizden tamamen çıkarmak.

  • Yaklaşık iki hafta bekleyip bu besinleri yavaş yavaş tekrar almaya başlamak.

Besinleri yeniden almaya başladığınız sırada şu semptomlara dikkat etmeyi unutmayın:

  • kaşıntılar

  • çatlaklar

  • ağrı

  • halsizlik

  • karın ağrısı

  • ishal/kabızlık

  • diğer anormal belirtiler

Bu belirtiler, bir besine alerjiniz olduğunu gösterebilir.


Aralıklı Oruç Yöntemini Deneyin

Bu diyet yöntemi, yalnızca belirli saat aralıklarında yemek yemeyi ve kalan zamanda yiyecek tüketmemeyi ilke edinir.

Örneğin; öğlen saatinden akşam sekize kadar yiyebilir, akşam sekizden sonraki günün öğlen saatine kadar oruç tutabilirsiniz.

Bu diyetin kanıtlanmış faydaları da bulunmakta:

  • İnsülin seviyesini düşürerek yağ yakımını arttırır.

  • Hücrelerinizin onarımına yardımcı olur.

  • Sizi kanser gibi hastalıklardan korur.

Aşağıda belirttiğimiz durumları yaşıyorsanız bu diyeti denemeden önce doktorunuzla görüşmenizde fayda var.

  • Diyabet

  • Düşük tansiyon

  • Düzenli ilaç kullanımı

  • Yeme bozukluğu geçmişi

  • Hamilelik yahut emzirme


Sonuç Olarak…

Biohacking’in birçok faydalı yanı vardır. Bazı yöntemleri evde uygulamak kolaydır ve işler yolundan çıkarsa rahatlıkla düzeltebilirsiniz.

Yine de, dikkatli olmanızı öneririz. Her ne kadar Biohacking kulağa büyüleyici gelse de bazı denemeler ve yöntemler ciddi yan etkilere sebep olabilir. Bu yan etkileri, bir doktorla görüştükten sonra tıbbi önlemlerle bertaraf edebilirsiniz.

Vücudunuzu kontrol altına almak ve hayat kalitenizi arttırmak sizin elinizde, yeter ki kendinizi tanıyın ve başarabileceğinize inanın.


İpek Alibey


Kaynakça

Ikemoto LC. (2017). DIY Bio: Hacking life in biotech’s backyard. lawreview.law.ucdavis.edu/issues/51/2/Symposium/51-2_Ikemoto.pdf


Afman L, et al. (2006). Nutrigenomics: From molecular nutrition to prevention of disease. 10.1016/j.jada.2006.01.001


Kolodziejczyk B. (2017). Do-it-yourself biology shows safety risks of an open innovation movement. brookings.edu/blog/techtank/2017/10/09/do-it-yourself-biology-shows-safety-risks-of-an-open-innovation-movement/


https://www.healthline.com/nutrition/elimination-diet#TOC_TITLE_HDR_2

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/15640462/

https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24048020/

https://molekulerbiyolojivegenetik.org/biohacking/

https://www.healthline.com/health/biohacking#does-it-work




1,112 views1 comment

Recent Posts

See All