Bir Bardak Çay?


Başlığımızdan da anlaşıldığı gibi bu yazım da çaya dair bilgileri, tüketimini, nelere dikkat etmemiz gerektiğini, üretimine dair sayısal verilerinden bahsedeceğim. Tavsiyem; bir bardak çayınızı alın, koltuğunuza rahatça yaslanın ve yazımı keyifle okumaya başlayın.



Ülke insanı olarak çaya düşkünlüğümüz herkes tarafından bilinir. Bizler için çay içmek çok önemlidir. Sabah kahvaltısının vazgeçilmez içeceği, soğuk kış gecelerinde iç ısıtan, tüm sohbetlerde bulunan, sıcak yaz gecelerinde bile vazgeçmediğimiz “Bak sana da dolduruyorum bir bardak daha” teklifine hayır diyemediğimiz bir içecektir. İki kaşık çaydan 4 saatlik sohbet, 2 saatlik dert çıkar. Zaten çayın kendisi de öyle değil midir, tarlada bir senede 3-4 kez ürün verir. Bereketlidir.


Çay üretimi açısından ülkemiz Hindistan, Sri Lanka, Kenya, Endonezya ve Çin’den sonra gelir.


Dünya çay ithalatı yapan ülkeler arasında %11 payla Pakistan 1. sırada yer almaktadır. Pakistan'ı sırasıyla Rusya (%8), İngiltere (%7), ABD (%6) takip etmektedir. Türkiye dünya çay ithalatında 25. sırada yer alır.

Türkiye’de çay tarımın başlangıcı 1917 yılına kadar uzanmaktadır.

İlk yaş çay yaprağı hasadı ve kuru çay üretimi 1938 yılında gerçekleştirilmiştir.


Ülkemiz de yıllara göre kuru çay üretim miktarı;



Genel olarak en çok tüketilen çay siyah çaydır. Siyah çay polifenollerin enzimatik oksidasyonu ile elde edilir.


Araştırmalar sonucunda oksidasyon sırasında bir çok aroma arttırıcı öğelerin oluşumu gözlenmiştir. Bazıları çok az miktarda olsa da, 300’den fazla aroma belirlenmiştir. Çaya özellik kazandıran en baş öğe olarak metilksantinleri örnek verebiliriz. Metilksantinlerin çoğunluğunu kafein oluşturur.


Kahve, kakao, kola, bazı yiyecekler ve ilaçlarda olduğu gibi çayda da doğal olarak kafein bulunmaktadır. Çayın kafein içeriği; demlenme süresi, demleme sırasında çayın karıştırılıp karıştırılmaması, çay- su oranı ve servis edilen fincan büyüklüğü gibi birçok değişkene bağlıdır.


Klasik şekilde hazırlanan 1 fincan (200 ml) siyah çaydaki kafein miktarının 40 mg/ fincan civarında olduğu düşünülmektedir. Sağlık uzmanları kafeinin günlük tüketim düzeyine dikkat edilmesi gerektiğini söylemektedir.


Birçok habere konu olan ‘Çay şekerli mi içilir? Şekersiz mi içilir’ sorusuyla ülkeyi ikiye bölen tartışmada çayın memleketi olan Rize de Rizeliler, en iyi çayın şekersiz çay olduğunu söylemişlerdi. Eğer siz de şekersiz içenlerdenseniz sıfır kalorisi olan bir içecek içiyorsunuz demektir. Çünkü çay içeriğinde şeker bulunmadığı takdirde sıfır kalorisi olan bir içecektir. İçeriğinde az miktarda da olsa A ve D vitaminleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra en önemli mineraller olan sodyum, manganez ve florürü de içerir.



Çay dünya üzerinde sudan sonra en çok tüketilen içecektir ve kişi başına tüketimin yılda ortalama olarak yaklaşık 40 litre olduğu belirtilmiştir. Bu rakam ülkeler arasında farklılık göstermekle birlikte araştırdığım birçok kaynakta ülkemizde kişi başına yıllık çay tüketiminin bu ortalama üzerinde olduğu düşünülmektedir.


Peki, bu kadar çok tükettiğimiz çayı içerken nelere dikkat etmemiz gerekir?


Çayın içeriğinde antioksidan etkili flovanoidler bulundurduğundan sağlığın korunmasına olumlu katkıda bulunduğu kanıtlanmıştır. Fakat her tüketimde kullandığımız “azı karar, çoğu zarar” atasözünü çay tüketimi içinde kullanabiliriz.

Çayın faydaları doğru miktarda ve doğru şekilde tüketildiğinde ortaya çıkar. Aşırı miktarda çay içmek; anemi, uykusuzluk, çarpıntı, demir eksikliği, yüksek tansiyon, kan pıhtılaşması gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Bu nedenle; gün içerisinde en fazla 3-4 bardak çay tüketmeye özen gösterilmelidir. Tükettiğimiz çayların mümkün olduğu kadar açık, şeker ilavesiz ve limonlu içilmesi tavsiye edilmektedir.

Demli, koyu ve şekerli içilen çayın hiçbir fayda sağlamadığı uzmanlar tarafından belirtilmiştir. Özellikle hamile, yaşlı ve çocukların çay tüketimlerinde daha hassas davranmaları gerekir.

Çay tüketiminin çok olması diş yüzeylerinde dış renklenmeye neden olmaktadır. Bu da kişilerin diş temizliğini daha sık yapması sonucunda diş minesinde mineral kaybına neden olur.

Demir eksikliği teşhisi konulmuş kişiler günde en fazla 1 bardak çay içmeli ve bu eksiklikte ki kişiler çaylarını yemeklerden hemen sonra değil aradan en az 30 dakika geçtikten sonra tüketmeye özen göstermelidirler.

Çay seçiminde özenle toplamış, kurutulmuş ve paketlenmiş güvenilir çaylar tercih edilmelidir.




Not: Kendimde bir Rizeli olarak size bir tavsiye çay demlerken suyu yüksek mesafeden hava ile temas sağlayarak çayın üzerine dökün. Ayrıca hala sıcak olan suyu demliğin tek bir noktasından (üzerinde gezdirmeden) dökerek demleyin, böylece çayın haşlanmasını engellemiş olursunuz.




ELİF KURT


806 views0 comments

Recent Posts

See All