Çavdar Mahmuzu ve Lanetli Ekmekler



Çavdar mahmuzu (Ergot) bilinen en eski bitki hastalıklarından biridir. Tadı yoktur. İçinde ergotin denilen zehirli bir madde vardır. Ergot alkoloidlerinin insanlar üzerindeki toksik etkilileri de yine çok uzun zamandır bilinmektedir. Doğruluğu tam olarak ispatlanamasa da Çinlilerin günümüzden 5000 yıl önce ergotu bildikleri ve bunu tıbbi amaçla kullandıkları, M.Ö. 700 yıllarında Romalıların hastalıklı tahılın zararlı olduğunu bildikleri düşünülmektedir. Romalı filozof Plinius M.S. 79 yıllarında çavdar mahmuzunun morfolojik tarifini yapmış ve gelişme koşullarını açıklamıştır. Avrupa’da 1600’lü yılların sonlarına kadar çavdar mahmuzu hakkındaki bilgilerde önemli bir ilerleme olmamış. Önceleri bazı araştırmacılar çavdar mahmuzunu, çavdardan ayrı fakat onun gibi bir bitki olarak, bazıları da tahıl tanesinin metamorfozu olarak tanımlamıştır. Buna aşırı yağışın ve güneşin neden olduğunu bu durumda da tanenin aşırı beslenip gelişerek koyu esmer veya mor renk alıp başaktan sarktığına inanmışlardır. Asırlar öncesinde bile ergotun yağışlı sezonlarda çoğaldığı biliniyordu. Claviceps fungusunun hayat çemberi açığa kavuştuktan sonra çavdar mahmuzu gelişimi daha yakından anlaşılmıştır.


Çavdar mahmuzu Çavdara has bir hastalıktır. Arpa ve yulafta da görülebilir. Çavdar mahmuzu dünyada ilk defa 1711 yılında Geoffray tarafından bulunmuş ve 1853 yılında isimlendirildiğinden beri birçok çalışmalara konu olmuştur. Çavdar mahmuzu, memleketimizde ilk olarak 1936 yılında Elma dağında tesbit edilmiş ve daha sonra 1943 yılında İzmir'de rastlanmıştır. Tarımsal açıdan İç karantinaya tabi hastalıklar arasındadır.




Damarları daraltıcı özelliğinden ötürü hekimlikte kullanılır. Sinir sistemi, eklem ile ilgili rahatsızlıklar ortaya çıkarır. Ergestrol alkoloidi kadın rahatsızlıklarında kan dindirici olarak kullanılmaktadır. Çavdar mahmuzunun etken maddeleri ergotoxin, ergotamin ve ergometrindir. Toksikolojik yönden zehirli etkiyi ve zehirlenmeyi yapan bu alkaloidlerdir. İsviçreli kimyager Albert Hofman'ın Basel'deki Sandoz laboratuvarlarındaki çalışmalarıyla çavdar mahmuzu alkaloidlerinden elde edilen Lysergic asitten LSD'nin (lysergic asit diethylamide) sentezlenmesi sağlanmıştır.


LSD çok güçlü ve ruh halini değiştiren bir kimyasal madde olup, liserjik asitten üretilmektedir. ABD’de yasal olmayan laboratuvarlarda kristal formu yapılmaktadır. Üretilen kristaller dağıtım için sıvı forma dönüştürülür. LSD bağımlılık yapan bir uyuşturucu olarak kabul edilmese de, bir kez kullanılsa bile kullanıcı üzerinde kalıcı etki yapar.


Çavdar mahmuzu hayvanlarda çok farklı hastalık şekilleri gösterir. En hassas olanlar sığırlar ve kanatlılardır. Atlar, yapılan deneylere göre 500 gram çavdar mahmuzuna karşı ancak geçici bir hastalık gösterirler. Tavuklar ve güvercinler 6-15 'gram, ördekler 60 gram ergot ile ölürler. 1884 yılında Amerika’nın bazı şehirlerinde sığırlar çavdar mahmuzuyla zehirlenmiş, hastalık şeklinin şap ve sığır vebası ile büyük benzerlik gösterdiği bildirilmiştir. İnsanlarda çavdar mahmuzunun düşük yapmak için kullanıldığı bilinmektedir. Ergotizm şiddeti zehirlenmenin derecesine ve kişinin hassasiyetine göre çok farklı olabilmektedir.

Günümüzde ergotizmin kangrenli ve konvulsiv olmak üzere iki tipi vardır.


Orta çağ boyunca görülen ilk 38 salgının kangrenli ergotizm tipinde olduğuna dair tespitler vardır. Bu tip ergotizm halsizlik, uzuvlarda soğuma ve karıncalanma hissi ile başlar, sonra özelikle de baldırlarda şiddetli sancılar beş gösterir. İlk aşamalarda iştah ve nabız normal olduğu halde, zeka bulanıklığının olabileceği bildirilmiştir. Hastalığın seyrine göre birkaç hafta içinde uzuvlarda şişme ve aşırı yanma hissi olur. Bunu yanma ve ardından aşırı soğuma periyotlarının takip ettiği süreç izler. Uzuvlar hissizleşir, deri soğur, kararır ve mumya gibi bir görüntü oluşur, bazen de sulu kangren görülür. Kangrenin derecesi tırnakların düşmesi el ve ayak parmaklarının kaybı veya uzuvların kaybına kadar değişebilir.


Konvulsiv ergotizmde ise daha çok sinirsel semptomlar ön plandadır. Bazı vakalarda hem kangren hem de sinirsel semptomlar karışık halde ortaya çıkarsa da konvulsiv ergotizm de kangren yoktur. Tipik belirti nahoş ve şiddetli karıncalanma hissidir. Öyle ki bu his deri altında sanki bir karınca yürüyormuş gibi tarif edilir.

Bunu akut sarsıntılar izler. Zaman zaman uyuklama, sersemlik baş gösterir. Ellerde ve ayaklarda hissizlik, deride seğirme, kas krampı ve spazm olur. Uyarının olduğu kaslara göre ya yumruklar sıkılıp vücut tortop olur veya tersine açılır, uzanır. Sarsılma periyotları arasında bazen aşırı iştah gelişir. Beyin ve omuriliğe ait lezyonlar mental

bozukluklara ve ölüme yol açabilir.





15 Ağustos 1951 günü, Fransa'nın Pont-Saint Esprit köyünde yaşayan herkes için çok farklı bir gün oldu. Bazıları halüsinasyonlar görüp akıl almaz hareketler yaparken, bazıları sadece mide bulantısından, baş ağrısından şikayet ediyordu. Bazı köylüler ejderha gördüklerini iddia ediyorlar, bazıları yılanların kendilerine saldırdığını söylüyordu. O dönem 11 yaşında olan Charles Granjhon evinden çıkıp büyük annesini boğmaya çalışıyor, bir işçi olan Gabriel Validire ise kendisinin öldüğünü iddia ediyordu. Validire'ye göre hem kendisinin hem de arkadaşının kafası bakırdan yapılmıştı ve karınlarını yılanlar yemişti. Bir başka kadın ise kaplanların kendisini yediğini iddia ediyordu. Köy tam bir tımarhaneye dönmüştü. Yaşanan bu akıl almaz olaylar artınca yetkililer ve doktorlar olayı araştırmaya başladılar. 250'den fazla kişi takip altına alındı ve 50 kişi kontrol edilemediğinden akıl hastanesine yatırıldı. Akıl hastanesine yatırılanlar orada da boş durmadı, kalbinin yerinden çıktığını iddia edip yerine koyulmasını talep edenler bile vardı. Hatta olaylardan 8 gün sonra akıl hastanesindeki bir kadın çığlıklarla kendisini 2. kattan aşağı attı ve düştükren sonra koşmaya başladı. Kendisinin bir uçak olduğunu iddia ediyordu.


Olayları araştıran Dr. Gabbai, Dr. Lisbonne ve Dr. Pourquier makalesinde şu ifadelere yer verdi: "Olayın bir başlangıç noktası herkes bir fırından dağıtılan ekmekleri yedikten sonra bir hallere giriyordu. Ekmekten yenilen miktar ise insanların akli dengesini belirleyen etken oluyordu. Az yiyenlerde 6 ile 48 saat arasında mide bulantısı, kuvvetli baş ağrısı, uyuyamama gibi semptomlar görünüyordu. Çok yiyenler ise kontrol altına alınamıyordu. Az şekilde etkilenenlerde insomnia (uyuyamama) geçtiği zaman hastalığın da geçtiğini anlıyorduk fakat Ciddi boyutta olanlar hatta ölümcül boyutta olanlar da vardı. Bunlar 10-12 gün sonra delirmeye başlayabilenlerdi. Tüm köy zehirlenmişti ve bazı insanlar deliyordu. Buna neden olan ise bizce ekmeğin içerisine karıştırılan ergottu"

Olay neticesinde 50 kişi akıl hastası oldu, 7 kişi ise öldü. Olayın sorumlusu olarak ise fırıncı Roch Briand gösteriliyordu. Her şey o lanetli ekmeklerden sonra ortaya çıkmıştı. Yapılan araştırmalar gösterdi ki fırıncı ekmeklerin arasına LSD'nin ana maddesi olan ergot mantarını karıştırmıştı.


1518 yılında yine Fransa’da bir şehirde, haftalarca süren dans salgını yaşanmıştır. 400’den fazla kişi, uyumadan, yemek yemeden, dinlenmeden aralıksız dans etmiş ve yorgunluk, felç, kalp krizi gibi nedenlerle birçok insan hayatını kaybetmiştir. 14-17. Yüzyıllar arası Avrupa’da buna benzer çeşitli olaylar yaşanmıştır. Kaydedilen ilk olay ise 1374 yılında Almanya’da gerçekleşmiştir. İşte bu olayların da çavdar mahmuzundan kaynaklandığını iddia edenler vardır. Ergot alkoloidleri tarihte birçok olaya ve hatta can kayıplarına sebebiyet vermiştir. Milattan sonra 900 ile 1300 yılları arası gerçekleşen 20.000 ile 50.000 arası ölüm vakası ergot alkoloidleri ile ilişkilendirilmektedir.



Alman Ressam Mathias Grünewald'ın 1512-16 yılları arasında yaptığı ve ‘acının portresi’ dediği, çavdar mahmuzu mağdurlarını tedavisini yansıtan resmi.

Emre Ayhan

KAYNAKÇA:

Ankara Üniversitesi Veteriner Fak. Dergisi, Cilt II, No. 3-4

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü GIDA (2000) 25 (3): 219-225

BİTKİ KORUMA BÜLTENİ CİLT 15, No, 2 Haziran 1975

https://en.wikipedia.org/wiki/Claviceps_purpurea

https://sorhocam.com/konu.asp?sid=1143&cavdar-mahmuzu-hastaligi-claviceps-purpurea.html

https://evrimagaci.org/lanetli-ekmek-olayi-nedir-ve-insanlar-bu-olaydan-nasil-etkilenmistir-8131

https://www.webtekno.com/bilim-insanlari-lsd-nin-insan-vucuduna-etkisini-arastirdilar-h42709.html

https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/1951-pont-saint-esprit-lanetli-ekmek-olayi-1297

https://tr.qaz.wiki/wiki/Dancing_plague_of_1518

436 views1 comment

Recent Posts

See All